Bu içeriği paylaşın:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılışında yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, küresel sistemdeki aksaklıklar ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Dünya Bir İstikamet Buhranı Yaşıyor”
Konuşmasına Kahramanmaraş’ta yaşanan olay nedeniyle taziye dileklerini ileterek başlayan Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun küresel bir marka haline geldiğini vurguladı. Uluslararası sistemin işlevsizleştiğine dikkati çeken Erdoğan, “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Kuralların ihlal edildiği yerde susan, insan haklarını ve küresel güvenliği koruyamayan mekanizmalar karşısında ciddi ve tehlikeli bir eşikteyiz.” ifadelerini kullandı.

“Gazze Küresel Sistemin Aynasıdır”
Gazze’de yaşanan insani trajediye değinen Erdoğan, mevcut sistemin yapısal bir çürüme içinde olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu çok net göstermiştir. Eğer bir sistem masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa bu yapısal bir çürüme değil midir? ‘Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla dile getirdiğimiz temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünya inşa edilebilir.”
Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Mesajı
Hürmüz Boğazı’ndaki duruma ilişkin Türkiye’nin tavrını net bir dille ifade eden Erdoğan, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestesinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” dedi. Erdoğan’ın bu çağrısının ardından boğazda gemi trafiğinin yeniden başladığı bildirildi.
Ukrayna ve AB Süreci
Ukrayna-Rusya savaşına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildiği bir müzakere süreciyle barışın sağlanabileceğine inandıklarını ve Türkiye’nin arabuluculuk rolüne hazır olduğunu yineledi. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri konusunda ise “Türkiye Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi koruyoruz.” açıklamasında bulundu.

